Amasya Taşova Tatlıpınar Köyü

Amasya Taşova Tatlıpınar Köyü

Tatlıpınar Köyü hangi ilimiTaşova Gemibükü Köyüzdedir, köyde kaç kişi yaşamaktadır, köye özgü yemekler hangileridir, Amasya iline bağlı bu güzel köye nasıl gidilir, köyde doğal yaşam nasıldır?

Tatlıpınar, Amasya ilinin Taşova ilçesine bağlı bir köydür. Amasya iline 64 km, Taşova ilçesine 23 km uzaklıktadır. Köyün iklimi, Karadeniz iklimi etki alanı içerisindedir. Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

Köy ismini bulunduğu coğrafyada bol miktarda bulunan tatlı su kaynaklarının varlığı sebebiyle almıştır. Tatlıpınar Köyü 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı (93 Harbi) sonrası, Macaheli’den göçen gürcüler tarafından kurulmuştur. Bazı sülalelerin, Macaheli’nin Eprat (Efeler) ve Zedvake (Düzenli) köylerinden göç ettiği bilinmekle beraber, diğer sülalerin Macaheli’nin hangi köylerinden göç ettiği net olarak bilinememektedir. İlk gelenlerin 4, 11, veya 12 hane olarak geldiğine dair farklı bilgiler vardır.

haber-003.jpgvideogaleri-003.jpggaleri-004.jpg

Bu bilgilerin farklı oluşunun muhtemel iki nedeni vardır: Birincisi, göç güzergâhları farklı olduğu halde sonradan aynı köye yerleşilmiş olması (Karadeniz üzerinden gemi ile yapılan ve sonradan içerilere uzayan yolculuk, dört hanenin Kızılırmak’ı takip ederek gerçekleştirdikleri yolculuk), ikincisi ise ilk gelenlerin köy kurulana kadar birkaç sene Kalekale, Geydoğan, Çatma, Ayvalısokak gibi farklı köylerde misafir olarak kalması.

Tatlıpınar Köyü’ndeki sülale isimleri ve bu sülalelerin nerelerden göç ettiğine dair kesin bilgiler şu şekildedir: Sülale İsmi,Dzveli Gvari / Eski Soy Adı,Göç Edilen Köy

Avcıoğlu, Öztürk, ? ,Macaheli / Beşiroğlu, Atamtürk,Vatsadze,Macaheli-Eprat / Çeleboğlu, Aydoğan,Cardenidze, Macaheli-Eprat / Deliosmanoğlu, Erdem, ? , Macaheli / Eyüboğlu,Şentürk,Kavtaridze, Macaheli / Feyzioğlu, Sayan, ? , Macaheli / Kemaloğlu, Altun-Altın, ? , Macaheli / Köseoğlu,Erkoç, ? , Macaheli / Muradoğlu, Onat, ? , Macaheli-Zedvake / Mutioğlu, Mutlu, ? , Macaheli / Onbaşıoğlu, Yurdakul, ? , Macaheli / Ömeroğlu, Eren, ? ,Macaheli / Seyidoğlu, Aybek,? , Macaheli / Yakuboğlu/Bambaoğlu, ? , Maden,Macaheli

Seferberlik yılları diye ifade edilen I. Dünya Savaşı ve İstiklal Harbi yıllarında savaşa giden kırküç kişiden kırkının şehit olduğu, sadece üç kişinin geri dönebildiği anlatılmaktadır.

1940’lı yıllara kadar Darmaderesi (Dermağeley) adı ile Tokat İli Erbaa İlçesine bağlı olan köy, 1944 yılında Amasya’ya bağlı bir ilçe haline getirilen Taşova’ya bağlanmış, sonrasında da Tatlıpınar adını almıştır. Amasya’ya 63, Taşova’ya 23 km uzaklıktadır. Sulak ve ormanlık bir araziye sahip olan köyde tarıma elverişli alanlar kısıtlıdır. Dilmiyan, hallikedi, zedayvake, kvedavake, kelhuseynis gilte, karacakana, tongeli, çevçuhuri, kindziani kana keremitluh, nasahlebi, muhemmedas skali …. köydeki yer ve arazi isimlerinden bazılarıdır. Köy arazisinin büyük bölümünü kaplayan ormanlık alanlarda ve dere yataklarında; shemla (meşe), sipela (gürgen), datvihalay, kavlağani (çınar), kiren, ıhlamur, söğüt, iğde, vazi, tela, leka, guldidi, endirek, gökçe, çam, demirağacı gibi ağaç türlerinin yanı sıra bulğvi, cincari (ısırgan otu), kuşburnu, markvala (böğürtlen), miniki (madımak) ekalay, şaşprami, marskvi, sokopiçka, soko, dvaluri gibi gıda için tüketilen bitki türleri de yetişmektedir.

Köy nüfusunun büyük çoğunluğu, ekonomik nedenlerden ötürü Almanya, Avusturya gibi yabancı ülkelerle İstanbul, Ankara gibi büyük şehirlerde yaşamaktadır. 70 civarında haneden oluşan köyün nüfusu, 2000 yılı genel nüfus sayımında 212 olarak tespit edilmiştir. Köyde ilkokul 1948-49 yıllarında açılmış; 8 yıllık eğitim zorunluluğunun kabul edilerek taşımalı eğitim sistemine geçilen 90’lı yılların sonunda öğrenci sayısının az olması nedeniyle kapatılmıştır. Halen ilkokula giden öğrenciler, taşımalı sistemle komşu köy Ballıdere İlköğretim Okulu’nda eğitim görmektedir.

Köyün Macaheli’den göçen büyükleri, uzun arayışlar sonrasında memleketlerine benzeterek karar kıldıkları Darma Deresi’nin oluşturduğu vadi yamaçlarında Doğu Karadeniz yerleşim tarzına uygun olarak, dağınık bir şekilde evlerini inşa etmişlerdir. Bu evlerin ahşaptan inşa edilmiş olup, çoğunun, alt katlarının ahır olarak kullanılmak üzere iki katlı yapıldığı belirtilmektedir. Yine o zamanlar hemen herkesin bahçesinde nalya (serender) olduğu söylenmektedir. Yayla evleri de diğer obalardaki evler taş duvardan olduğu halde ahşaptan inşa edilmiştir. 1966 yılında yaşanan sel felaketi sonrası köy daha aşağılara taşınmış, bu ilk yapılan evler bahçelik alanları genişletmek maksadıyla yıkılmıştır. Her yıl yaylada düzenlenen, başboğanın seçildiği boğa güreşlerinin yanı sıra kendine güvenen delikanlıların harmanlarda tuttukları güreşler köylünün başlıca eğlence kaynaklarından olmuştur.

Köyün 70’li yıllara kadar geçim kaynakları ormancılık, hayvancılık ve tarım olmuştur. Yine bunların dışında duvar ustalığı, çatı ustalığı, silah ustalığı, marangozluk, kalaycılık gibi değişik türden meslekler de geçim kaynaklarındandır. Köyün elması ve özellikle kirazı civar şehirlerde kurulan pazarlarda nam salmıştır. Kışlık odun temini, ev inşaatı, tarla tapan işleri gibi ağır işler imece (meci) usulüyle yapılmış; dere kenarlarında kurulu olan su değirmenlerinde köy halkının mısır ve buğdayının üğütülmesinin yanı sıra civar köylerden gelenlerin de bu türden ihtiyaçlarına cevap verilmiştir. Bugün köyde kalan nüfusun çoğunluğunun yaşlı olması, ürünlerin pazarlanmasına yönelik çalışmaların yetersiz oluşu gibi nedenlerle, tarımsal faaliyetler asgari düzeye inmiş olsa da son yıllarda meyvecilik ve kısmen hayvancılık alanlarında kıpırdanma olduğu söylenebilir.

Tatlıpınar köyündeki Gürcü kültür dokusu, başta dışa verilen büyük oranlardaki göç olmak üzere, çoğu teknolojik ürünün artık köylerde dahi kullanılır hale gelmesiyle yaşanan modernleşme, dışarıyla yapılan evliliklerin çoğalması, kültürel değerlerin korunmasına yönelik bilincin yaygınlaşmaması gibi nedenlerle özellikle son otuz yıl içerisinde büyük bir tahribat yaşamıştır. Bugün yaşlı kuşağın tamamı, günlük hayat içerisinde, ana dilleri Gürcüce’yi Türkçe’ye nazaran çok iyi derecede kullanabiliyorken bu durumun yaşça daha küçüklere inildikçe zayıfladığı, gençler arasında Gürcüce’nin bu denli rağbet görmediği söylenebilir.

Yine günlük konuşmalarda, neredeyse tamamen Gürcüce ve Türkçe kelimelerin harmanlandığı cümlelerle konuşulduğu görülmektedir. Tatlıpınar Köyü’nde konuşulan gürcüce büyük oranda Macaheli diyalektiğiyle benzerlik arz eder: ratom ratom niye, ne için tatmani TaTmani eldiven gaivar kaivar iyiyim uheşi uxeSi saygısız,şımarık dzğmartli Zrmartli muşmula hage hage tamam

Türkiye’de yaşayan diğer çveneburi köylerinde olduğu gibi Tatlıpınar köyü Gürcüleri de bu topraklara yazılı kültür ürünleri taşıyamamışlar, belleklerinde taşıdıkları sözlü kültür ürünlerini de şimdilerde yitirme tehlikesiyle karşı karşıya kalmışlardır. Köyde yaşatılan sözlü kültür ürünlerinden bazıları şunlardır: “İgel gağma tetri kva / Heli davgar aramkva / Hori nanay hori nanay İgel gağma nalya / Cer sadili malya / Hori nanay hori nanay”

“igel gaRma TeTri qva / xeli davkar aram qva/ xori nanai xori nanai igel gaRma nalia / jer sadili malea / xori nanai xori nanai”

“Vir kur uheven ra ehahuneba” “ vir yur uxeven ra exaxuneba”” “ kendinden haberi olmayanlar insanlar durumuna binaen kullanılan, “eşeğin kulağını kesiyorlarmış, bu ne gürültüsü demiş” şeklinde çevrilebilecek bir deyim.

Meryema bibi meryema bibi Himkenidan damasahlo / gamathvo “meriema bibi meriema bibi himkenidan damasaxlo / gamaTxvo” Çocukların üzerlerine uğur böceği konduğunda, böceğin uçacağı taraftaki köyden evleneceklerine inanarak söyledikleri; “meryem hala meryem hala ne taraftan evleneceğim” şeklinde çevrilebilecek bir şiir.

Yukarıda geçen “hori nanay” nakaratlı şarkı (simğera – simrera ) yaşlıların çocukluk zamanlarından belleklerinde kalan ve horom oynarken söylenildiğini belirttikleri sözlerdendir. Macaheli’den ilk geldiklerinde yanlarında getirdikleri iki adet muzika ile özellikle kış aylarında hemen her gece düz horom, deli horom gibi türlü oyunların oynandığı söylenmekle beraber bugün düğünlerde maalesef unutulan Gürcü oyunlarının yerini simsim, misket vb. türden yöresel oyunlar almıştır. Çelik-çomak oyununun benzeri lika (lika) adlı oyun ile kodvela (yodvela) adlı oyunlar garganilerle (gargani) oynanan gürcü çocuk oyunlarıdır.

Köyde çoğu kişinin bir lakabının (xili) olması ilginç; aynı zamanda köy insanının karakterinin ve dille kurdukları münasebetin anlaşılması bakımından üzerinde durulması gereken bir husustur. “sanator-sanaTori, geygel-geigeli, çiçmugay-CiCmukai, kotmanay-koTmanai, sipsipa-sifsifa, patera-faTera, bulula-pulula, cece-WeWei, pintso-finwo, bunca-bunja, tahtaha-TaxTaxa, takvi-Tayvi, humbala-xumpala, doşomi-toSomi, gapsunyan-kafsunian, hotana-xotana, mani-mani, poso-foso, tsivtsiva-wivwiva, guntuli-kuntuli, çotani-Wotani, putkara-fuTkara, kobul-yobuli, aptara-aftara, lompap-lompap, çitibude-CiTibude” köydeki lakaplardan bazılarıdır.

Her türlü olumsuz etkene rağmen bugün yaşatılabilen kültürel değerlerden biri de yemek kültürüdür. Mısır unu ve cevizle beraber şaşprami, kindzi gibi baharatlar Çveneburi yemeklerinde çokça kullanılır. Cadi, phali, malahto, dabusuni, şorva, ğomi lobyo, şavi lobyo, sinoray, hirhitoni, dudutsi gibi çok sayıda yemek ve tatlı çeşidi vardır.

Özellikle mısır tarlalarını domuzların tehdidinden korumak maksadıyla yapılan ve kış ayları boyunca devam eden sürek avları (avgari), yine kurt,elik (karaca) ve tavşan avları köylünün önemli eğlencelerinden biridir. Çocukların şaşvi (SaSvi - karatavuk) ve çhikvi (Cxikvi - alakese) avları ise nişancılıklarını geliştirdikleri, bir nevi daha büyük avlara katılmaları için yaptıkları hazırlık mahiyetindeki avlardır. Yörenin en iyi avcıları gürcülerdir. Çoğu zaman abartı unsuruna fazlaca yer veriliyor olsa da av hikâyeleri, akşam sohbetlerinin vazgeçilmez konularındandır.

Son yıllarda özellikle Tatlıpınar Köyü gençlerinin, yozlaşmakta olan kültürel değerlerin yaşatılabilmesi için çeşitli çabalar sarfettikleri görülmektedir. www.sopeli.com, www.tatlipinar.com adlı internet siteleri bünyesinde ortaya konan çalışmalar bu çabaların bir mahsülü niteliğindedir.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.