Şefaatli Kaykılı Köyü
Kaykılı köyü haberleri, köyün güncel son dakika gelişmeleri, Kaykılı köyü ile ilgili tüm video, fotoğraf ve haberler, Yozgat köyleri arasında yer alan Kaykılı köyünde vefat edenler, köyün eski adı haberimizde.
Osmanlı Devleti Dönemi’nde Bozok Sancağı, Kızılkoca Kazasına bağlı olan Kaykılı Köyü (Karye-i Kayıklı) 1831 tarihinden itibaren aynı ismi taşımaktadır. Osmanlı Devleti resmî kayıtlarında köy yerine karye kelimesi kullanıldığından, Osmanlı tahrir defterlerinde köy isiminin Karye-i Kayıklı şeklinde yazıldığı görülür.
Bilindiği üzere Anadolu’da bugün bir köy ismi “lı-li veya lu” eki ile bitiyorsa o köy bir Türkmen-Oğuz Boyu yerleşkesidir. Kayıtlarda ismi Karye-i Kayıklı olarak geçen köyün bulunduğu bölgede Oğuzların Bozok Kolunun Kayı yani Kayık Boyunun Anadolu’da yerleştiği yerlerden biridir. Köyün Kayıklı ya da bugün bilinen şekliyle Kaykılı olarak anılmasının sebebi de Selçuklu Devleti hudutları içerisinde diğer Türk boyları gibi konar/göçer yaşayan Kayılara mensup aşiretlerin Horasan’dan gelen kolunun Bozok/Yozgat ilinin bu kısımlarında yerleşmiş olmasıdır.
Kayı ya da Kayık Boyu, Oğuzların 24 boyundan biri olup Bozok Koluna mensuptur. Oğuzlar, Kâşgarlı Mahmud’un Dîvânü Lügati’t-Türk’te üzerinde en çok durduğu ve bilgi verdiği Türk boyudur. Kâşgarlı Mahmud, Oğuzların yirmi iki boy olduğunu, her birinin ayrı bölgesinin ve hayvanlarına vurdukları ayrı bir damgalarının bulunduğunu ifade ediyor. Bu yirmi iki Oğuz boyundan bazıları şunlardır: Kınık Boyu, Kayı ya da Kayık Boyu, Bayundur Boyu, Avşar Boyu, Bayat Boyu, Eymür Boyu, Çepni Boyu...
Kayı ya da Kayık Boyu; Kayılar, Anadolu’ya iki ayrı dönemde iki ayrı kol hâlinde takriben 70.000 çadırlık geniş bir nüfusa sahip şekilde girdiler. İlk önemli Kayı kolu Malazgirt Zaferi ile Anadolu’ya giriş yapmıştır. Horasan bölgesinde varlıklarını devam ettiren bir diğer Kayı kolu ise 12. yüzyılın sonlarında Anadolu’ya girmişlerdir.
Dîvânü Lügati’t-Türk’te, Oğuzlardan bir boy olduğu bilgisi yer almaktadır. Kâşgarlı Mahmud, eserinde bu boyu “Kayıg” olarak zikretmiş, damgasını da IYI şeklinde göstermiştir. Fahreddin Mübârek Şah’ın 1206 yılında tamamladığı Türk Kavimleri Listesi’ndeki “Kayık” ismi de bu boyu ifade etmektedir.
Eski Türkçe’de hece sonundaki “g”ler Batı Türkçesi’nde düştüğü için bu ad da “Kayı” şeklini almıştır. Nitekim Reşîdüddin Fazlullah bu boyu “Kayı” şeklinde yazmakta, bunun “Sağlam” mânasına geldiğini, ülüşünün “Sağ karı yağrın”, onkununun “Şahin” olduğunu bildirmektedir.
1-) Başbakanlık Osmanlı Arşivi (BOA), 1831 Yılı 2051 Sayılı Nüfus Defteri.
2-) Prof. Dr. Erhan AFYONCU, Tarihin Arka Odası.
3-) Kâşgarlı Mahmud, Divânü Lûgati’t-Türk (trc. Besim Atalay), I-III, Ankara 1939-41.
4-) Fahreddin Mübârek Şah, Târîḫ (nşr. E. D. Ross), London 1927, s. 47 ve eserin sonundaki fotokopi. 5-)Reşîdüddin, Câmiʿu’t-tevârîḫ (nşr. Behmen Kerîmî), Tahran 1338, I, 39; a.e., TSMK, Hazine, nr. 1653, vr. 385b, 387a.
Kaynak: Muhammed Mükremin Avcıoğlu


HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.