Kayaların Zirvesindeki Tarihi Nöbetçi: Gümüşhane Canca Kalesi
Gümüşhane şehir merkezinin kuzeybatısında, deniz seviyesinden yaklaşık 1.500 metre yükseklikte konumlanan Canca Kalesi, drone çekimleri için bölgenin en dramatik ve baş döndürücü noktalarından biridir. Gökyüzünden bakıldığında, kalenin üzerine inşa edildiği doğal kaya kütlesiyle nasıl bütünleştiği ve Harşit Çayı’nın şekillendirdiği derin vadiyi nasıl bir hakimiyetle süzdüğü net bir şekilde görülüyor.
Gökyüzünden yapılan çekimlerde, kalenin bugün hala ayakta kalmayı başaran sur kalıntıları ve içindeki sarnıç yapıları dron kamerasının sunduğu detaylarla tarihsel bir derinlik kazanıyor. Dron, vadinin derinliklerinden yükselip kalenin en uç burcuna doğru süzüldüğünde; bir zamanlar bu kalede nöbet tutan askerlerin gördüğü o uçsuz bucaksız Gümüşhane panoraması izleyiciyi büyülüyor. Özellikle gün batımında kayaların üzerine düşen kızıl ışıklar ve kalenin hemen altındaki uçurumların yarattığı derinlik, Canca Kalesi’nin mistik atmosferini havadan en sanatsal haliyle yansıtıyor.
Kalenin eteklerine doğru uzanan her bir köy yerleşimi ve yamaçlardaki meyve bahçeleri, bu sarp kalenin vakur duruşuna hayat dolu bir tezat oluşturuyor. Şehir merkezinden sadece birkaç dakikalık bir hava uçuşuyla ulaşılabilen bu stratejik nokta, gökyüzünden bakıldığında Gümüşhane’nin neden "geçit vermez dağlar şehri" olarak anıldığını kanıtlıyor. Canca Kalesi’ni gökyüzünden izlemek, tarihin tozlu sayfalarından fırlamış bir taş anıtın, modern kentin üzerindeki o sessiz bekçiliğine tanıklık etmek demektir.