Suriye Göçünün Ekonomik Katkısı Yüksek

Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof.

Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Suat Kolukırık, Suriye'deki karışıklık nedeniyle Türkiye'ye gelen mülteci nüfusunun genç ve dinamik yapısına dikkat çekti. Kolukırık, Türkiye'nin bulunduğu coğrafyanın her dönemde göç aldığına vurgu yaparak "Zaman zaman kısıtlamalar yaşansa da dünyada güçlü ekonomiye ve istikrara sahip devletlerin tamamı göç almaya devam ediyor. İyi yönetilmesi durumunda Türkiye lehine olumlu görünümü daha fazla olabilecek bir insan hareketliliği ile karşı karşıyayız. Ekonomik etkileşim, beklenti, ihtiyaç ve piyasa şartları kendi içerisinde yeni yapılanmalara zemin hazırlıyor ve benzeştiriyor" şeklinde konuştu.

"Zira Suriyeli nüfusun genelini genç nüfus oluşturuyor"

AÜ Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Suat Kolukırık, Türkiye'de bulunan Suriyelilerin büyük bölümünü çalışabilir yaştaki genç nüfusun oluşturduğuna dikkat çekti. Kolukırık "Suriye göçünün fırsat ya da tehdit olarak görülmesi Türkiye'nin tamamen kendisinin belirleyeceği bir şey. Zira Suriyeli nüfusun genelini genç nüfus oluşturuyor. Türkiye'deki Suriyelilerle ilgili sayısal bir rakam verecek olursak yüzde 74'ü 34 yaş altı. Genç, dinamik eğitilebilir, meslek kazandırabilir ve ülkeye çok kolay uyum sağlayabilir bir göçmen nüfusu var elimizde" dedi.

Suriye göçünün politize edilmesi doğru değil

Suriyeliler konusunun sadece siyasal zemin üzerinde tartışılmasının doğru sonuçlar doğurmayacağını söyleyen Kolukırık, "Türkiye'deki Suriyeliler gündeme geldiğinde genellikle konunun siyasal boyutu ortaya çıkıyor ve tartışılıyor. Sorun karşısında kısır tartışmalar yapmak yerine ülke için ne yapılması gerektiğini konuşmak daha anlamlı. Suriyeliler açısından geri dönülmez bir sürece girildiğini tüm dünya ile birlikte bizde görüyoruz. Başlangıçta bugün ya da yarın savaşın biteceği ve Suriyelilerin ülkelerine geriye döneceği düşünüyordu. Kabul etmek gerekir ki, Suriye'nin içinde bulunduğu durumdan çıkması uzun bir zaman alacak. Yakılan, yıkılan, evini ve işini kaybeden milyonlarca Suriyelinin savaş bittiğinde dahi ülkesine dönmesinin çok güç olduğunu fark etmek durumundayız" ifadelerini kullandı.

Suriyeli göçmenler isteyerek kalmadılar

Suriyeli göçmenler isteyerek kalmadılar diyen Prof. Dr. Suat Kolukırık, Suriyeli göçmenlerin Türkiye'ye gelişlerinin bir tercihten ziyade zorunluluk olduğunu ve topluma ve ekonomiye katkı sunabilir durumda olanlara vatandaşlık hakkı verilmesin de dikkate alınması ve tartışılması gerektiğini vurguladı. Kolukırık, "Suriyeliler bizim komşumuz. Yüz yıl öncesine baktığımızda, İstanbul merkezli bir devletin parçasını oluşturmuşlar. Hiç kimse vatanını nedensiz terk etmek istemez. Bugün binlerce Suriyeli gelinimiz var. Türkiye'de doğmuş 200 bine yakın Suriyeli bebek ve çocuk var. Türkiye'deki Suriyeliler konusu artık yarını birlikte kurabilir miyiz noktasında değerlendirilmelidir. Hiçbir Suriyeli Türklerin elinden işlerini almak için Türkiye'ye gelmedi. Göçün doğasında göç edilen yerde kalmak diye bir gerçeklik var. Türkiye'nin ortaya koyacağı yeni bir göçmen uyum programı, sorunların çözümünde önemli bir adım oluşturacaktır ve reel politik olarak bu konuya odaklanılmalıdır" dedi.

Suriyelilerin ekonomik katkısını görmek durumundayız

Prof. Dr. Suat Kolukırık şöyle devam etti: "Suriyeli göçmenlerin Türk ekonomisi üzerindeki etkilerine baktığımızda risk ve fırsatların iç içe geçtiği bir süreç yaşanıyor. Arsa, konut, depo, işyeri talebi ve fiyatlarındaki artışın yanı sıra çalışabilir yaştaki sığınmacı nüfusun varlığı ile Türkiye'ye taşınan iş yapma kapasitesinin yüksekliği, göçün maliyet ve fırsat dengesini yeniden konumlandırdığı bir tablo var. Ayrıca Ortadoğu ile ticaret ve yatırım ilişkisi olan Suriyeli girişimcilerin varlığı ve Türkiye'ye taşınan sermaye ve üretim kapasitesi son derece önemli. Sığınmacılar içerisinde çalışabilir yaşta olan nüfus oranının yüksekliği ve vasıfsız işgücü gerektiren alanlarda istihdam açığının giderilmesinde Suriyeli nüfusun belirleyiciliğini göz ardı edemeyiz. Diğer bir ifadeyle Suriyeli sığınmacıların Türk ekonomisine katkısı hiçte azımsanmayacak boyutta ve sadece tüketici değiller."

İHA

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Genel Haberleri

Kestane nasıl pişirilir? Kestane pişirmenin püf noktaları nedir?
Dünya Kız Çocukları Günü ne zaman 2021? En güzel Dünya Kız Çocukları Günü mesajları